En İyiler

iOS ve Android’deki En İyi 10 Platform Oyunu (Kasım 2026)

Avatar photo
Gaming.net sitesini Google'daki tercih ettiÄŸiniz kaynaklara ekleyin
A warrior leaps into action to strike a large horned creature inside an arena in a mobile platformer game

Mobil platform oyunları, ekrana dokunarak zıpladığımız basit oyunlardan bu yana çok gelişti. Günümüz telefonlarının donanımı, konsol kalitesindeki oyunları çalıştırabiliyor; bu da geliştiricilerin basitleştirilmiş sürümler yerine eksiksiz oyun deneyimlerini mobil cihazlara taşıdığı anlamına geliyor. Ancak App Store ve Google Play‘de yüzlerce platform oyunu seçeneği bulunmasının şöyle bir dezavantajı var: çoğu akılda kalmıyor. Göz alıcı ekran görüntüleri, sıradan oynanış ve her yerde agresif reklamlar… Ben de çok sayıda platform oyununu inceleyip 2026’da indirmeye gerçekten değecek olanları seçtim.

Aşağıdaki iOS ve Android için en iyi platform oyunları listesi, karanlık ve atmosferik yandan ilerlemeli oyunlardan işe gidip gelirken kendinizi kaptırabileceğiniz, fizik kurallarına dayalı çılgın oyunlara uzanıyor.

En İyi Mobil Platform Oyunlarını Nasıl Seçtik?

Her şeyden önce, bir platform oyununun dokunmatik ekranda nasıl hissettirdiğine önem veriyorum; çünkü bu türde oyunun başarısı kontrollere bağlı. Karakterin tepkileri yavaşsa veya düğmeler kötü yerleştirilmişse, oyunun diğer tüm özellikleri ne kadar iyi olursa olsun onu listeden çıkarıyorum. Kontrollerin yanı sıra bölüm çeşitliliğini, tekrar oynanabilirliği ve zorluk eğrisinin adil mi yoksa yapay biçimde sinir bozucu mu olduğunu değerlendiriyorum. Zamanınıza saygı duyan ve mikro ödeme dayatmayan oyunlar da listede daha üst sıralarda yer alıyor.

Özellikle orta segment cihazlarda performans da önemli. 2026’nın en iyi mobil platform oyunları, telefonunuzu aşırı ısıtmadan veya pilini bir saat içinde tüketmeden akıcı çalışmalı. Çevrimdışı oynama desteğini de değerlendiriyorum; çünkü yalnızca Wi-Fi üzerinden oynayabileceğiniz bir platform oyunu, kullanım kolaylığının önemli bir bölümünü yitiriyor.

10. Leo’s Fortune

Çalıntı altının peşindeki bıyıklı tüylü top, el yapımı bölümlerde maceraya atılıyor

Leo’s Fortune oyununda başrolde Leopold var. Kendisi, muhteşem bıyıkları ve Rus aksanıyla tombul, yumuşak dokulu, yeşilimsi mavi bir tüy yumağından ibaret. Altınları çalınmış ve bunu kendi akrabalarının yaptığından şüpheleniyor; daha en başından oldukça komik bir hikâye. Baştan sona Leo, hırsızın ardında bıraktığı iz boyunca paraları toplarken birbirinden güzel, yandan ilerlemeli bölümlerde zıplayıp süzülüyor ve şüphelendiği aile üyelerini araştırıyor. Platform bölümlerine bulmacaların da eklendiği toplam beş perde var. Leo’yu sağa sola hareket ettirebiliyor, havadayken şişirerek yavaşça aşağı süzülmesini sağlayabiliyorsunuz. Bu özellik, geniş boşlukları aşarken veya dar platformlara inerken oldukça işe yarıyor.

Oyunun en dikkat çekici yanı, telefonda ne kadar cilalı göründüğü ve oynandığı. Bölümlerin arka planları el yapımı bir görünüme sahip; ahşap makineler, tozlu mağaralar ve bitki örtüsüyle kaplanmış harabeler sahnelere katman katman işlenmiş. Platform bölümleri de büyük ölçüde momentum üzerine kurulu: tahtaların üzerinde kayıyor, yüzeylerden sekiyor ve dikenli tuzakların arasından geçmek için Leo’nun şişip süzülme özelliğini kullanıyorsunuz. Her bölümde ayrıca tüm paraları toplamak, hiç ölmeden tamamlamak veya süre sınırını aşmamak gibi üç yıldız hedefi bulunuyor. Beş perdeye yayılan 20 ana bölüm ve dört bonus bölümle oyun, tek oturuşta tamamlanabilecek kadar kısa. İşe gidip gelirken veya öğle arasında kolayca başlayabileceğiniz, cilalı bir oyun arıyorsanız Leo’s Fortune‘u iOS ve Android’deki en iyi platform oyunlarından biri olarak görüyorum.

9. Swordigo

Kılıçlı macerada büyü kullanın ve fantastik dünyayı keşfedin

Swordigo, geleneksel yandan ilerlemeli platform oyunlarını aksiyon RPG mekanikleriyle harmanlıyor ve bu birleşim mobil cihazlarda şaşırtıcı derecede iyi işliyor. Zindanlar, kasabalar, canavarlar ve gizli hazinelerle dolu fantastik bir dünyada göreve çıkan genç bir kahramanı yönetiyorsunuz. Konu klasik: Kadim bir kötülük diyarı tehdit ediyor, onu durdurması gereken kişi sizsiniz ve yol boyunca yaratıkları kılıçtan geçiriyor, çevresel bulmacaları çözüyor, yeraltındaki güçlü ve gizli silahları keşfediyorsunuz. Biliyorum, kulağa 90’ların tüm fantastik oyunlarının hikâyesi gibi geliyor; açıkçası öyle de. Ancak insanların bu oyunları sevmesinin bir nedeni var ve Swordigodokunmatik ekranda o havayı kusursuz biçimde yakalıyor.

Savaşarak deneyim puanı kazanıyor, karakterinizin seviyesini yükseltiyor, dükkânlardan yeni ekipmanlar satın alıyor ve kılıcınızı, zırhınızı veya büyünüzü güçlendirmek için tılsımlar kuşanıyorsunuz. Ayrıca bölümlerde dallanan yollar ve kırılabilir duvarların ardına gizlenmiş sırlar var; bu da daha iyi ekipmanlarla eski bölgelere dönmek için bolca neden sunuyor. Ne kadar ayrıntılı oynadığınıza bağlı olarak macera yaklaşık 3 ila 8 saat sürüyor; bu süre bir mobil platform oyunu için oldukça uzun. Zorluk da giderek artıyor: İlk bölümler oyuna alışmanızı sağlarken sonraki zindanlar çok daha hızlı refleksler gerektiriyor. Swordigo, içerik konusunda cömert, RPG katmanıyla iddialı ve tüm bunları dokunmatik ekranlar için özenle tasarlanmış bir pakette sunan yapısıyla iOS ve Android’deki en iyi platform oyunları sıralamasında rahatlıkla yer alıyor.

8. Geometry Dash

Her zıplamanın ritmini müziğin belirlediği engel parkurları

Geometry Dash, tamamı elektronik müzik parçalarıyla eş zamanlı ilerleyen; dikenler, çukurlar ve hareketli platformlarla dolu bölümlerde küçük kare bir simgeyi yönlendirdiğiniz, ritim tabanlı bir platform oyunudur. Karakter otomatik olarak ilerler; sizin tek yapmanız gereken zıplamak için ekrana dokunmaktır. Bir dokunuş, bir zıplama. Zamanlamayı en ufak bir farkla bile kaçırırsanız bir engele çarpar ve bölümün tamamına en baştan başlarsınız. Hata payı sıfırdır ve oyunun amacı da tam olarak budur.

Üstelik karakteriniz, bölümün ortasında düzenli aralıklarla farklı araç ve biçimlere dönüşür: ekranı basılı tuttuğunuzda yukarı uçan bir gemiye, her dokunuşta yer çekimini tersine çeviren bir topa ya da en yakın yüzeye ışınlanabilen bir örümceğe dönüşebilir. Bu dönüşümler oyun sırasında, çoğu zaman ritmin yükseldiği anlarda kesintisiz gerçekleşir ve bölümle etkileşim kurma biçiminizi tamamen değiştirir. Ancak topluluk odaklı yönü, belki de oyunun daha ilgi çekici tarafıdır. Geometry Dashbir bölüm düzenleyicisi içerir ve dünyanın dört bir yanındaki oyuncular bu aracı kullanarak binlerce özel bölüm oluşturmuştur. Bu topluluk yapımı bölümlere uygulama içinden göz atabilir, onları indirebilir ve ücretsiz oynayabilirsiniz.

7. Downwell

Ayaklarınıza bağlı silahlarla düşmanlara ateş ederken bir kuyuya doğru düşün

Downwell dikey bir platform oyunudur; dikey derken, kelimenin tam anlamıyla bütün oyun boyunca aşağı düştüğünüzü kastediyorum. Ekran yukarıdan aşağıya doğru kayar ve Welltaro adlı meraklı küçük karakteriniz, silahlı çizmeleriyle gizemli bir kuyuya iner. Bu çizmeler ayaklarına bağlıdır ve havadayken zıplama düğmesine bastığınızda aşağı doğru mermi ateşler; bu da düşüşünüzü yavaşlatır ve aşağıdaki düşmanları yok eder. Sağlam zemine indiğinizde çizmeler yeniden şarj olur. Temel döngü şöyledir: düş, ateş et, yere in, şarj ol, yeniden düş.

Üstelik bölümler her oyunda rastgele oluşturulur; bu nedenle kalıpları ezberlemek yerine anlık olarak duruma uyum sağlarsınız. Düşmanların da farklı davranışları vardır: Bazılarının üzerine güvenle basabilirken bazıları yukarıdan temas ettiğinde size zarar verir. Bölümler arasında çeşitli yükseltmeler arasından seçim yaparsınız; silah güçlendirmeleri de silahlı çizmelerinizin çalışma biçimini tamamen değiştirerek saçma tüfeği gibi geniş bir alana saçılan atışlardan odaklanmış lazer ışınlarına kadar farklı seçenekler sunar. Görsel tarzda aynı anda yalnızca üç renk kullanılır; kırmızı, siyah ve beyaz dönüşümlü olarak öne çıkar. Ayrıca oyunun görünümünü Game Boy ya da Virtual Boy ekranına benzeten alternatif renk paletlerinin kilidini açabilirsiniz.

6. Dandara

Yer çekiminin olmadığı bir keşif oyununda duvarlar, zeminler ve tavanlar arasında sıçrayın

Dandara, 17. yüzyılda sömürge dönemi Brezilya’sında köleliğe karşı savaşmış Afro-Brezilyalı savaşçı Dandara dos Palmares’in adını taşıyor. Oyun, onun mirasını 2D bir keşif platform oyununa aktarıyor. Oyuncu, Salt adı verilen çöküşteki bir dünyayı baskıcı bir imparatorluktan kurtarmak için savaşan kahraman Dandara’yı yönetiyor. Ancak oyunun asıl büyüleyici yanı hareket sistemi. Dandara, ortamda beyaz renkteki her yüzeye sıçrayabiliyor; bu yüzey zemin, duvar ya da tavan olabiliyor. İndiği yüzeye tutunup o yüzeye göre dik duruyor ve ardından bir sonraki sıçrayışını istediği yöne hedefleyebiliyor. Yani yürüme, koşma ya da alışıldık sağa-sola hareket etme yok.

Her oda bu mekanik etrafında tasarlandığından, bu sistem bölümlerde nasıl ilerleyeceğinizi tümüyle değiştiriyor. Odalar, tuhaf açılarda duran yüzeylerle dolu; siz de havada düşman mermilerinden kaçarken bir sonraki sıçrayışınızı sürekli planlıyorsunuz. Ayrıca yenilgiye uğrattığınız düşmanlardan tuz topluyor, bunu kamp ateşini andıran dinlenme noktalarında sağlık ve yeteneklerinizi geliştirmek için harcıyorsunuz. Oyun, yeni eşyalar buldukça açılan birbirine bağlı bölgelerden oluşan bir Metroidvania yapısına sahip; bazı taşlar da daha fazla yerde ilerlemenizi sağlayan seçenekler sunuyor. Brezilya kültürü ve tarihi de sokak sanatı, sömürge dönemi üniformaları ve geliştiricilerin memleketindeki simge yapılar gibi göndermelerle sanat tasarımına ve karakterlere işlenmiş.

5. Little Nightmares

Ürkütücü, demirden bir gemide devasa canavarları gizlice geçin

Little Nightmares, Sarı yağmurluk giyen küçücük bir kız olan Six’in, The Maw adlı devasa bir su altı gemisinde mahsur kalmasını konu alan bir bulmaca-platform oyunudur. The Maw, tam da kötü bir rüyada hayal edebileceğiniz türden bir yer: Başıboş çocukları bir sonraki öğünleri olarak gören, korkunç derecede iri sakinlerle doludur. Bu yüzden daha ilk anlardan itibaren küçüksünüz, savunmasızsınız ve tamamen silahsızsınız. Oyunu, başparmaklarınızla kontrol edebildiğiniz bir çocukluk kâbusuna benzetirdim; hem ürkütücü hem de tuhaf biçimde tatmin edici.

Buradaki oynanış, çatışmadan çok büyük ölçüde gizlilik ve çevresel bulmacalara odaklanıyor. Karanlık mutfaklarda ve yemek salonlarında ağır ağır dolaşan canavarca yaratıkların hareketlerini kollayarak masaların altından sürünmeniz ve ayakkabıların içine saklanmanız gerekiyor. Six çevresindeki her şeye kıyasla o kadar küçük ki bir kapı kolu ya da bavul bile tırmanması gereken bir engele dönüşüyor. Üstelik mobil sürümün dokunmatik kontrolleri, ekrandaki düğmeleri ortadan kaldıran sürükleyici bir kontrol moduyla çok iyi uyum sağlıyor; böylece oyun telefonunuzda görsel açıdan etkileyiciliğini koruyor. Kontrolcü desteği de mevcut; bu özellik, yakalanmamak için saniyelik hassasiyet gerektiren zorlu kovalamaca sahnelerinde gerçekten işe yarıyor.

4. Eggggg

Her yeri kusarak bölümlerde ilerleyin

Eggggg telefonunuzda karşılaşabileceğiniz muhtemelen en tuhaf platform oyunu; bunu iltifat olarak söylüyorum. Ana karakter, yumurtalara karşı şiddetli alerjisi olan Gilbert adlı bir çocuk. Yumurtaları yediğinde yangın musluğu gibi durmaksızın kusuyor. Oyunun tamamı da bu tek ve absürt mekanik üzerine kurulu. Gilbert, doğum günü partisine yetişmek için aksi teyzesi Doris’ten kaçmaya çalışıyor. Yol boyunca siborg tavuklarla, tehlikeli yumurta tuzaklarıyla ve türlü renkli kargaşayla karşılaşıyor. Görsel tarzı İspanyol çizerler tarafından oluşturulmuş ve çizgi film biçiminde bir ateşli rüya gibi görünüyor.

Oynanışta yalnızca iki düğme var: sol ve sağ. Bir yöne dokunduğunuzda Gilbert o tarafa ilerliyor; yumurtalarla karşılaştığındaysa kusmuğu başlıca ulaşım aracına dönüşüyor. Midesinin tüm gücünü kullanarak kendini havaya fırlatabiliyor, duvarlardan sekiyor ve boşlukların üzerinden geçebiliyor. Absürt ve kaotik bu oyunun iki düğmeli kontrollerine alışınca oynaması büyük keyif veriyor. 2026’nın sunduğu en iyi mobil platform oyunlarına göz atıyorsanız, piyasadaki diğer her şeyden tamamen farklı olması sayesinde bu oyun indirme listenizde yer almayı hak ediyor.

3. Walk Master

Hayvanınızı uzun bacaklar üzerinde zorlu orman engellerinden geçirin

Walk Master, Two Men and a Dog adlı küçük bir stüdyonun mobil cihazlar için geliştirdiği bir oyun ve temel fikri son derece basit. Bir keçiyi (ya da açılabilir diğer karakterlerden birini) uzun tahta bacaklar üzerinde ormanlardan, köprülerden ve giderek daha tehlikeli arazilerden geçiriyorsunuz. Bacakları sırayla öne doğru hareket ettirmek için ekranı kaydırıyor, bunu yaparken de dengenizi korumaya çalışıyorsunuz. Fazla uzağa kaydırırsanız keçi öne doğru devriliyor. Çok yakına basarsanız geriye düşüyor. Özünde fizik tabanlı bir yürüme oyunu; ilk bölümler, engeller birdenbire çok daha zorlaşmadan önce, oyunun sırrını çözdüğünüzü düşünmenize yol açıyor.

İleri bölümlerde küçük ağaç kütüklerinin üzerinde dengede duruyor, bacaklarınıza atılmaya çalışan mor bitki yaratıklarından kaçıyor, arıların arasından sıyrılıyor ve bacakların kendisinden ancak biraz daha geniş sütunlara konuyorsunuz. Şunu da belirtmekte fayda var: Walk Masterreklam göstermeden önce sizi uyarıyor; böylece oyun ortasında yanlışlıkla reklama dokunmuyorsunuz. Bu küçük ayrıntı, daha fazla mobil oyunun örnek alması gereken bir özellik. Oyun ücretsiz indirilebiliyor; reklamları tamamen kaldırmak için isteğe bağlı ücretli bir yükseltme de sunuluyor. Ayrıca düzenli olarak yeni bölümler ekleniyor ve günlük görevler ertesi sabah oyunu yeniden açmanız için size bir neden veriyor. Bence oyun, Flappy Bird veya QWOP gibi, mekaniklerinin öğrenmesi son derece kolay ama ustalaşması inanılmaz derecede zor olduğu oyunların verdiği hissi yakalıyor.

2. Dead Cells

Sonsuz ölüm ve sayısız silahla sürekli değişen bir kalede savaşın

Dead Cellsözünde, iki belirleyici özelliği olan bir aksiyon platform oyunu. İlk olarak, keşfettiğiniz kale prosedürel olarak oluşturuluyor; bu nedenle harita her denemede değişiyor. İkinci olarak, öldüğünüzde her şeyinizi kaybedip en başa dönüyorsunuz. Hapishanedeki ölü bir bedenin içine yerleşmiş bir hücre kümesini yönetiyor ve buradan düşmanlarla, tuzaklarla ve bölüm sonu canavarlarıyla dolu, birbirine bağlı alanlarda ilerleyerek savaşıyorsunuz. “Roguelvania” terimi, keşif ağırlıklı yapısını Castlevania gibi klasik oyunların, roguelike türündeki oyunların ölünce baştan başlama döngüsüyle harmanlayan bu oyun için ortaya atılmış sayılır.

90’dan fazla silah ve büyüyü deneyebileceğiniz çatışmalar hızlı ve akıcı. Kılıçlar, yaylar, kırbaçlar, el bombaları, taretler, hatta fırlatılabilir bir köpek balığı bile seçenekler arasında. Her denemede düşmanlardan “hücreler” topluyor ve bunları denemeler arasında kalıcı kilit açmalar için harcayabiliyorsunuz. Böylece öldüğünüzde bile bir sonraki denemeniz için kullanabileceğiniz teçhizat seçeneklerini yavaş yavaş genişletiyorsunuz; onlarca saat boyunca bu döngüyü keyifli kılan da bu. Kişisel olarak, “tamam, bir deneme daha” diye düşündüğüm ve kendimi bir saat daha oynarken bulduğum kaç kez oldu, artık sayısını unuttum.

1. Prince of Persia: The Lost Crown

Lanetli, mitolojik bir dünyayı keşfetmek için zamanı ve akrobasi hareketlerini kullanın

Prince of Persia bir oyun serisi olarak 1989’a kadar uzanıyor ve The Lost Crown seriyi yeniden canlandırana kadar on yılı aşkın süre boyunca unutulmuştu. Pers mitolojisinden beslenen bu 2D aksiyon-macera ve platform oyunu, şimdiye kadar oynadığım açık ara en kusursuz mobil platform oyunu. Oyunda, Ölümsüzler adlı seçkin savaşçı birliğinin en genç üyesi Sargon’u yönetiyor ve kaçırılan bir prensi Kaf Dağı’ndan kurtarmaya gönderiliyorsunuz. Sargon çift kılıç ve yay kullanıyor; çatışmalar hızlı ilerliyor ve telefon ekranında bile son derece anlaşılır. Zamanlaması iyi ayarlanmış savuşturmalar özel bir göstergeyi dolduruyor; bu savuşturmaları boss savaşları boyunca istikrarlı biçimde başarıyla yapmak, şu anda herhangi bir mobil oyunda yaşanabilecek en tatmin edici deneyimlerden biri.

Platform bölümlerinde boşlukları havada atılma hareketiyle aşacak, duvarlardan destek alarak çift zıplayacak, güvenli noktalara ışınlanacak ve bu yetenekleri, hareketli bir bulmacayı çözer gibi hissettiren diziler hâlinde art arda kullanacaksınız. Ayrıca mobil sürüm, yeni cihazlarda 60 FPS hızında çalışıyor ve otomatik iksir kullanımı, otomatik savuşturma ve zamanı yavaşlatma seçenekleri gibi mobil cihazlara özel erişilebilirlik özellikleri içeriyor. Böylece hassas hareketlerde zorlanabilecek oyuncular da oyuna rahatça alışabiliyor. Tam sürümü satın almadan önce oyunun başlangıç bölümünü ücretsiz deneyebilirsiniz. Bence bu oyun, konsol kalitesindeki bir platform oyununun telefonda nasıl görünebileceği konusunda altın standart.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu platform oyunlarını telefonumda oynamak için kontrol cihazına ihtiyacım var mı?

Listedeki tüm oyunlar dokunmatik ekran kontrolleriyle oynanabilir ve çoğu bu konuda şaşırtıcı derecede başarılıdır. Ancak konsolda oyun oynayarak büyüdüyseniz, özellikle Dead Cells ve Prince of Persia: The Lost Crown gibi daha hızlı tempolu oyunlarda Bluetooth kontrol cihazı eşleştirmek çok daha doğal hissettirecektir. Walk Master ve Eggggg: The Platform Puker gibi daha rahat oyunlar ise en başından dokunmatik giriş için tasarlandığından, bu oyunlarda kontrol cihazı kullanmak tamamen isteğe bağlıdır.

Bu oyunların tümü ücretsiz indirilebiliyor mu?

Bazılarını, örneğin Walk Master ve Geometry Dash Lite, ücretsiz indirebilirsiniz; ancak listedeki oyunların çoğu tek seferlik ödeme gerektiriyor. Dead Cells, Prince of Persia: The Lost Crown, Little Nightmares ve Dandara: Trials of Fear Edition ücretli oyunlar; yani bir kez ödeme yapıp oyunun tüm içeriğine erişiyorsunuz. Şahsen ben bu modeli tercih ediyorum, çünkü oyun sırasında kesintilerle ya da ödeme duvarlarıyla karşılaşmıyorsunuz.

Daha önce hiç platform oyunu oynamamış biri için bu listedeki hangi oyuna başlamak en kolay?

Walk Master, konseptini saniyeler içinde kavramak kolay ve öğrenme eğrisi yumuşak olduğu için başlamak açısından muhtemelen en güvenli seçenek. Leo’s Fortune da yoğun reflekslerden çok keşfe ve basit bulmaca çözmeye odaklandığı için iyi bir seçenek. Kendinizi rahat hissettiğinizde Swordigo ya da Geometry Dash gibi daha zorlayıcı bir oyuna geçebilirsiniz.

Bu oyunlardan herhangi birini internet bağlantısı olmadan oynayabilir miyim?

Evet; üstelik iyi haber şu ki listedeki oyunların neredeyse tamamı çevrimdışı oynamayı destekliyor. Prince of Persia: The Lost Crown, Dead Cells, Dandara, Little Nightmares, Downwell ve Leo’s Fortune, Wi-Fi veya mobil veri olmadan da sorunsuz çalışıyor. Dolayısıyla uçaktaysanız ya da telefonunuzun çekmediği bir yerdeyseniz bu oyunlarla vakit geçirebilirsiniz.

Bu mobil platform oyunlarından hangileri tekrar oynama açısından en çok değer sunuyor?

Dead Cells bu konuda açık ara öne çıkıyor; çünkü her oynayışta farklı bir harita düzeni, farklı düşman konumları ve farklı silah ganimetleri ortaya çıkıyor. Onlarca saatinizi oyuna ayırıp yine de daha önce karşılaşmadığınız kombinasyonlarla karşılaşabilirsiniz. Geometry Dash de topluluğun oluşturduğu devasa bölüm kütüphanesi sayesinde tekrar oynama açısından oldukça zengin; bu da içeriğin neredeyse hiç tükenmediği anlamına geliyor. Prince of Persia: The Lost Crown ise gizli yollar ve isteğe bağlı mücadelelerle dolu, uzun bir oyun deneyimi sunuyor.

Bu oyunlardan çocuklara uygun olan var mı?

Walk Master, Eggggg: The Platform Puker ve Leo’s Fortune, ailece oynanabilecek ve küçük oyuncular için güvenli oyunlar. Geometry Dash de çocuklar için uygundur, ancak zorluk seviyesi yükseldikçe sinir bozucu olabilir. Öte yandan Little Nightmares daha karanlık bir atmosfere ve çok küçük çocuklara fazla yoğun gelebilecek ürkütücü görüntülere sahip. Bu nedenle telefonunuzu onlara vermeden önce bunu göz önünde bulundurun.

Bu oyunlar telefonumun pilini çok çabuk tüketir mi?

Grafikleri sade olan Downwell, Walk Master ve Geometry Dash gibi daha hafif oyunlar pil tüketimini fazla artırmaz. Ancak Prince of Persia: The Lost Crown, Dead Cells ve Little Nightmares gibi görsel açıdan daha ayrıntılı oyunlar, özellikle uzun oyun seanslarında daha fazla enerji tüketir. Ekran parlaklığını makul bir düzeyde tutmak ve arka plandaki uygulamaları kapatmak, daha uzun süre oyun oynamanıza yardımcı olabilir.

Bu listedeki en zor platform oyunları hangileri?

Dead Cells ve Downwell, acımasız zorluklarıyla tanınır; bu yüzden sık sık ölmeye ve oyuna yeniden başlamaya hazırlıklı olun. Geometry Dash de ilk birkaç bölümden sonra hızla zorlaşır; daha zorlu bölümleri tamamlamak ciddi bir hassasiyet ve ezber gerektirir. Daha akıcı bir deneyim arıyorsanız Leo’s Fortune ve Swordigo, sürekli başarısızlıklarla karşılaşmadan da tatmin edici hissettiren, daha dengeli bir zorluk sunar.

Bu platform oyunları hem iOS hem de Android’de mevcut mu, yoksa bazıları yalnızca tek bir platformda mı oynanabiliyor?

Listedeki her oyun hem iOS hem de Android’de mevcut; dolayısıyla hangi telefonu kullanırsanız kullanın oynayabilirsiniz. Bazı oyunlar, örneğin Prince of Persia: The Lost Crown, Netflix Games veya Apple Arcade gibi belirli mağazalar aracılığıyla mobil cihazlara geldi; bu nedenle cihazınıza nasıl indireceğinizi kontrol etmekte fayda var. Diğer oyunların çoğu ise doğrudan App Store ve Google Play Store’da mevcut.

Amar, oyun meraklısı ve serbest içerik yazarıdır. Deneyimli bir oyun içerik yazarı olarak, oyun endüstrisinin en son trendlerini her zaman yakından takip eder. Çekici oyun makaleleri hazırlamakla meşgul olmadığında, sanal dünyada deneyimli bir oyuncu olarak hâkimiyet kurduğunu görebilirsiniz.