En İyiler
PlayStation Plus’ta En İyi 10 Simülasyon Oyunu (Ekim 2026)
2026’nın en iyi PlayStation Plus simülasyon oyunlarını mı arıyorsunuz? PS Plus’taki simülasyon oyunları çiftçilik, inşaat veya araç kullanmanın çok ötesine geçiyor. Bu oyunlarda şehirleri yönetebilir, arabaları tamir edebilir, hastaneleri işletebilir, ulaşım güzergâhları planlayabilir, hayvanlarla ilgilenebilir ve seçimlerinize tepki veren sistemleri yönetebilirsiniz. En iyi örneklerde ilerlemeyi gözünüzle görebildiğiniz için tatmin edici bir deneyim yaşarsınız. Dağınık bir alan düzene girer, bozuk bir araba onarılır ya da yoğun bir hastane, akıllıca yapılan iyileştirmeler sayesinde daha iyi işler.
Simülasyon oyunları; nişancı, yarış veya aksiyon ağırlıklı yapımlardan farklı bir şeyler isteyen oyunculara da hitap ediyor. Bu oyunlar size hedefler, araçlar ve sorunlar sunarken işleri kendi hızınızda iyileştirebileceğiniz alanı da tanıyor. PlayStation Plus’ta kısa süreli oturumlara da uzun süreli oyun keyfine de uygun, rahatlatıcı, yaratıcı ve yönetim ağırlıklı yapımlardan oluşan kullanışlı bir seçki var.
2026’nın PlayStation Plus’taki En İyi Simülasyon Oyunları Listesi
Bu listedeki oyunların her biri; şehir planlama ve hayvanat bahçesi kurmaktan toplu taşımaya ve araç tamirine kadar farklı bir tarza sahip. PS Plus’taki en iyi simülasyon oyununu arayan oyuncular, yönetim, yaratıcılık, işletmecilik veya uygulamalı görevlerden hangisini tercih ettiklerine bağlı olarak burada öne çıkan birkaç seçenek bulabilir.
10. theHunter: Call of the Wild
Uçsuz bucaksız açık alanlarda yaban hayatının izini sürün ve kusursuz atışı yapın
theHunter: Call of the Wild, ormanlar, göller, bataklıklar ve yaban hayatıyla dolu açık araziler içeren 50 mil karelik bir vahşi doğada geçen, açık dünya avcılık simülasyonudur. Bölgede tavşanlardan ördeklere, kara ayılardan wapitilere ve sığınlara kadar pek çok hayvan dolaşır; her biri kendi günlük düzenine göre hareket eder. Oyunun öne çıkan özelliklerinden biri, hayvanların günün belirli saatlerinde haritanın belirli noktalarında beslendiği, su içtiği ve dinlendiği “ihtiyaç bölgeleri”dir. Göreviniz, hayvanları görerek veya geride bıraktıkları izleri inceleyerek bu bölgeleri keşfetmektir. Yeterince bölgenin haritasını çıkardığınızda, hayvanların nerede ve ne zaman ortaya çıkabileceğini gösteren bir tür yol haritası elde edersiniz.
Ancak bu, hızlı tempolu bir nişancı oyunu değil. Burada en önemli şey sabır; uzun süreler boyunca çalılıkların arasında çömelerek ilerler, rüzgârın yönünü kontrol eder ve izini sürdüğünüz hayvana kokunuz ulaşmasın diye konumunuzu ayarlarsınız. Pusulanızdaki koni biçimli gösterge rüzgârın yönünü gösterir. Esinti sizden hedefinize doğru esiyorsa hayvan, siz onu fark etmeden çok önce varlığınızı sezebilir. Çömelerek yürümek, dürbün kullanmak ve farklı zeminlerde ayaklarınızın ne kadar ses çıkardığını öğrenmek; bunların hepsi önemlidir. Ayrıca toplamda en fazla 8 oyuncuyla çok oyunculu avlara katılabilirsiniz. Tempo bakımından bu oyun modern yapımların çoğunun tam tersidir ve tüm cazibesi de bu ağır ilerleyişten gelir.
9. Frostpunk
Donmuş bir şehir kurun ve herkesi hayatta tutmak için acımasız kararlar alın
Frostpunk bir şehir kurma oyunu, ancak onu yalnızca böyle tanımlamak büyük haksızlık olur. Alternatif bir 19. yüzyılda, sıcaklıkların kıyamet düzeyinde düştüğü bir dönemde, Dünya’da bilinen son insan yerleşimini yönetiyorsunuz. Her şey, şehrin merkezindeki ve çevredeki binaları ısıtan devasa buharla çalışan bir jeneratörün etrafında dönüyor. Jeneratör durursa halkınız donarak ölür. Bu nedenle kaynakları dağıtmaktan binaların yerini belirlemeye kadar verdiğiniz her karar, tek bir soruya dayanıyor: Bizi yeterince sıcak tutabilecek mi?
Ayrıca şehriniz için fermanlar çıkardığınız, politika kayıtlarına benzer bir Kanunlar Kitabınız var. Bu fermanlar giderek karanlık bir hâl alıyor. Çocukları çalışmaya zorlayan yasalar çıkarabilir, çalışma saatlerini tehlikeli ölçüde uzatabilir veya cesetleri gübre olarak kullanabilirsiniz. İlk bakışta bunların hepsi acımasız görünebilir. Ancak Frostpunk, hayatta kalmanın söz konusu olduğu durumlarda kendi sınırlarınızı sorgulamanıza yol açarak her seçimin ağırlığını hissettiriyor. Üstelik soğuk zamanla daha da şiddetleniyor ve stratejilerinizi sürekli değiştirmeniz gerekiyor. Şehir kurma oyunlarında gerçek bir duygusal gerilim arayanlar için bu yapım, PlayStation Plus’taki en iyi simülasyon oyunları arasında rahatlıkla sayılabilir.
8. Construction Simulator
Ağır iş makinelerini kullanın ve kendi inşaat şirketinizi büyütün
Construction Simulator, iki büyük haritada kendi inşaat şirketinizi yönettiğiniz, sandbox tarzında bir simülasyon oyunudur. Küçük ölçekli işlerle başlayıp zamanla büyüyen bir lisanslı ağır iş makinesi filosunu yönetirsiniz. Filoda 20’den fazla farklı markanın 90’dan fazla aracı bulunur. Kazıcılar, lastikli yükleyiciler, damperli kamyonlar, beton mikserleri, asfalt sericiler, vinçler ve buldozerlerden söz ediyoruz; tümü gerçek araç modelleri temel alınarak tasarlanmış. PlayStation’daki kontrolcü geri bildirimi de anılmaya değer: şantiyeye giderken karşılaştığınız tümsekler ve kaldırım kenarları, DualSense üzerinden fiziksel titreşimlere dönüşüyor. Virajı fazla hızlı alırsanız araç yol tutuşunu kaybederken tetiklerin ağırlaştığını hissedersiniz.
Üstelik şirketinize en fazla 3 arkadaşınızı davet edebilir, aynı şantiyede herkesin eş zamanlı olarak farklı araçları kullanıp farklı işleri üstlenmesini sağlayabilirsiniz. Bu, kelimenin tam anlamıyla iş birliğine dayalı bir deneyim: Biri damperli kamyonu sürerken diğeri buldozeri kullanabilir. Sözleşmeler, yol döşeme gibi basit işlerden sıfırdan komple konut binaları inşa etmenizi gerektiren, birden fazla aşamadan oluşan karmaşık projelere kadar uzanıyor. Zamanla şirketiniz büyüyor, daha fazla araç satın alabiliyor ve giderek zorlaşan işlerin üstesinden geliyorsunuz.
7. Cities: Skylines
Sıfırdan geniş ve modern bir şehir tasarlayıp yönetin
Cities: Skylines, konsollardaki şehir kurma oyunlarının başında geliyor ve türün altın standardı olmayı hâlâ sürdürüyor. Bu oyunda yepyeni bir şehrin belediye başkanısınız; yolları inşa ediyor, konut ve ticaret bölgelerini belirliyor, elektrik şebekelerini bağlıyor, su kaynaklarını yönetiyor ve küçük kasabanızın geniş bir metropole dönüşmesini izliyorsunuz. Üstelik oyunun derinliği de hayli etkileyici. Şehir sakinlerinin günlük rutinleri var; işe gidiyor, parklara uğruyor, hastalanıyor ve hastanelere ihtiyaç duyuyorlar. Trafiği iyi yönetemezseniz her şey zincirleme biçimde kontrolden çıkmaya başlıyor.
Özellikle trafik simülasyonunun hayranlar arasında tek başına bile efsaneleştiğini belirtmek gerek. Oyuncular, trafiğin akışını iyileştirmek için yol düzenlerini, otoyol kavşaklarını ve toplu taşıma güzergâhlarını ince ayarlayarak saatler geçiriyor. Üstelik tüm bunların yanı sıra bütçenizi, eğitimi, polisi, sağlık hizmetlerini, elektriği ve çevre politikalarını da yönetmeniz gerekiyor. Hepsini aynı anda dengelemek başlangıçta göz korkutucu gelebilir; ancak oyunun ritmine alışınca “bir otoyol rampası daha” diyerek kendinizi oynamaya devam ederken buluyorsunuz. Aldığınız kararlara bağlı olarak her şehir bambaşka bir görünüme kavuşuyor; oyunun büyüsü de tam olarak burada.
6. Two Point Hospital
Hastaneler kurup yönetin, akıl almaz derecede komik hastalıkları tedavi edin
Two Point Hospital, hastane yönetimi simülasyonudur ve 1997 yapımı klasik Theme Hospital’ın özünü devam ettirir. Hatta Theme Hospital’ın arkasındaki bazı geliştiriciler daha sonra Two Point Hospital üzerinde de çalıştı. Oyunun temelinde, kurgusal bir ilçedeki hastaneleri yöneten bir idareci oluyorsunuz. Hastalar geliyor, teşhis konuyor ve ardından tedavi ediliyor. Kâğıt üzerinde kulağa oldukça basit geliyor. Ancak hastalıklar o kadar absürt ve yaratıcı ki bütün ilgiyi üzerlerine çekiyor. “Ampul Kafalılık” hastanın gerçekten de başının ampul şeklinde olduğu anlamına geliyor. “Sahte Yıldız” hastaların Freddie Mercury olduklarına inandıkları bir hastalık. “Palyaço Enfeksiyonu” ise insanları palyaçoya dönüştürüyor. Üstelik tedaviler de aynı ölçüde absürt; daha tuhaf hastalıkların çoğu için bunlara uygun özel tedavi odaları bulunuyor.
Tüm bu mizahın altında, yönetim kısmı da oldukça iddialı. Doktorlar, hemşireler, asistanlar ve temizlik görevlileri işe alıyor, ardından daha zorlu vakalarla başa çıkabilmeleri için onları belirli alanlarda eğitiyorsunuz. Hastanenizde hayatını kaybeden hastalar hayalet olarak geri bile dönebiliyor. Bu hayaletler, hayalet temizliği eğitimi almış bir temizlik görevlisi onlarla ilgilenene kadar koridorlarda dolaşıp herkesi korkutuyor. Oyunun hafif ve eğlenceli tonu, daha önce hiç yönetim simülasyonu oynamamış kişiler için de giriş eşiğini düşürüyor. PlayStation Plus’taki en iyi simülasyon oyunları arasında daha üst sıralarda yer almayı hak etmesinin nedeni de tam olarak bu.
5. Bus Simulator 21 Next Stop
Otobüs sürün, güzergâhlar planlayın ve sıfırdan bir toplu taşıma şirketi kurun
Bus Simulator 21 Next Stop, koltuğunuzdan kalkmadan bir toplu taşıma işletmesi yönetmeye en çok yaklaşacağınız oyun. Otobüsü trafiğin içinde bizzat sürmekten sefer saatlerini yönetmeye ve filonuzu perde arkasında genişletmeye kadar her şey burada. Lisanslı yaklaşık 30 otobülden birini seçip yola çıkıyor; yolcu alıyor, kapıları açıyor, rampaları indiriyor ve gerçekten zamanında varmaya çalışıyorsunuz. Ayrıca güzergâhları planladığınız, otobüsleri bu güzergâhlara atadığınız ve şirketinizi büyütmek için yeni araçlar satın aldığınız, tatmin edici bir işletme yönetimi katmanı da var. Yani temelde iki oyun bir arada: Yarısı direksiyon başında, diğer yarısıysa ofiste kararları veren kişi olarak geçiyor.
Üstelik en fazla üç arkadaşınızı da oyuna davet edebilir, sorumlulukları istediğiniz gibi paylaşabilirsiniz. Siz direksiyona geçerken arkadaşınız sefer saatlerini yönetebilir. Ya da ikiniz aynı anda farklı güzergâhlarda ayrı otobüsler sürebilirsiniz. Hatta güzergâhın ortasında otobüsten inip şehri yaya olarak keşfederken yerinize geçmesi için bir yapay zekâ çalışma arkadaşınızı çağırabilirsiniz. Bu tür sakin tempolu simülasyon deneyimlerinden hoşlanan arkadaşlarınız varsa, Bus Simulator 21 Next Stop, 2026’da grupla birlikte denemeye değer en iyi PS Plus simülasyon oyunları arasında rahatlıkla yer alıyor.
4. Planet Zoo
Yaşam alanları kurun, personeli yönetin ve yüzlerce hayvan türüne bakın
Planet Zoo, çoğumuzun çocukken oynadığı Zoo Tycoon’un geride bıraktığı miras üzerine kuruldu. Ancak ayrıntı bakımından Planet Zoo, beklentilerimin çok ötesine geçiyor. Oyundaki her hayvanın kendine özgü genetik yapısı var; dolayısıyla iki hayvan çiftleştiğinde yavru, boyut, yaşam süresi, doğurganlık ve hatta fiziksel görünüm gibi özellikleri her iki ebeveynden de alıyor. Hayvanlar, kürk renklerindeki ve desenlerindeki çeşitlilikleri yavrularına da aktarabiliyor. Genetik sistemi bu kadar kapsamlı olduğundan, yakın akrabaların eşleştirilmesi doğurganlığı ve bağışıklığı daha düşük yavrulara yol açabileceği için akraba çiftleşmesine karşı da dikkatli olmanız gerekiyor.
Bunun yanı sıra, Planet Zoo, bir hayvanat bahçesi kurma oyununun içine gizlenmiş bir eğitim aracı da; bence bu yönü daha fazla takdiri hak ediyor. Nesli tükenme tehlikesi altındaki türleri yetiştirip koruma puanınızı artırmak için yeniden doğaya salabilir, ziyaretçilerin gezileri sırasında gerçekten bir şeyler öğrenmesi için hayvanat bahçenizin çeşitli yerlerine bilgilendirici tabelalar yerleştirebilirsiniz. Ayrıca özel olarak tasarlanmış şelalelerden çok katlı yaşam alanlarına kadar habitatları parça parça şekillendirebilir, böylece her hayvanat bahçesinin birbirinden tamamen farklı görünmesini sağlayabilirsiniz. Habitatları dikkatsizce bir araya getirirseniz hayvanat bahçenizdeki yırtıcılar diğer hayvanlara da saldırabilir; bu nedenle hayvanları nasıl barındıracağınızı planlamanız gerekiyor.
3. ASTRONEER
Kil gibi şekillendirebildiğiniz zeminiyle renkli uzaylı gezegenleri keşfedin
ASTRONEER, bilinmeyen gezegenlere iniş yapıp onları tam anlamıyla dilediğiniz gibi şekillendirdiğiniz bir sandbox oyunu. Astronotunuzun ayaklarının altındaki zemin yumuşak kil gibi davranıyor; onu kazıp çıkarabilir, düzleştirebilir, yükseltebilir ya da bir gezegenin merkezine doğru derin tüneller açabilirsiniz. Oyunda geleneksel anlamda çatışma olmadığı için atmosferi rahat, hatta neredeyse meditatif. Bir gezegene iniyor, kaynak topluyor, küçük bir üs kuruyor ve oradan bir sonraki gezegene nasıl ulaşacağınızı keşfediyorsunuz. Oyun sık sık Minecraft’la karşılaştırılıyor; bu benzetmeyi anlıyorum çünkü buradaki yaratıcı özgürlük oldukça benzer. Ancak ASTRONEER, renkli, düşük poligonlu sanat tarzını daha çok öne çıkarıyor; bu da derin uzayda geçen bu oyundaki yabancı dünyalarda dolaşmayı tuhaf bir şekilde huzur verici kılıyor.
Bir gezegende başlıyor, zamanla araç üretmeyi ve yer altından çıkardığınız tuhaf nesneleri araştırmayı öğreniyor, sonunda da kendinizi güneş sistemindeki başka dünyalara doğru fırlatıyorsunuz. Üstelik arkadaşlarınız bir oturum sırasında istedikleri zaman oyuna katılabilir ya da oyundan ayrılabilir. Bence ASTRONEER‘ın en büyük çekiciliği, üzerinizde çok az baskı yaratması. Peşinizden koşan düşmanlar yok. Zamanlayıcılar yok. Sadece kendi hızınızda keşfedebileceğiniz mağaralar, biyomlar ve toprağa gömülü sırlarla dolu gezegenler var; açıkçası çoğu hayatta kalma oyununun pek sunmadığı bir deneyim bu.
2. Car Mechanic Simulator
Kendi garaj atölyenizde araçları onarın, boyayın, ayarlarını yapın ve alıp elden çıkarın
Car Mechanic Simulator oyununda, motorları kelimenin tam anlamıyla söküp parçalıyor, fren balatalarını değiştiriyor, şanzımanları yeniliyor ve araçları baştan sona yeniden inşa ediyorsunuz. Bir aracın kaputunun altında neler olup bittiğini merak ettiyseniz, burada yaparak öğrenebilirsiniz. Kendi tamirhanenizi işletiyorsunuz ve müşteriler araçlarını basit yağ değişimlerinden karmaşık motor arızalarına kadar çeşitli sorunlarla size getiriyor. Sorunu teşhis etmek, doğru parçaları sipariş etmek ve aracı yeniden çalışır duruma getirmek de sizin göreviniz. 48’den fazla araçta 1.000’i aşkın ayrı parçanın yer alması, ayrıntı düzeyinin gerçekten etkileyici olmasını sağlıyor.
Ancak tamirhane görevleri oyunun yalnızca bir yönü. Diğer yarısında, ahır keşifleri ve hurda alanları aracılığıyla eski, terk edilmiş arabaların peşine düşüyorsunuz. Paslanmış, hırpalanmış araçları satın alıp parça parça restore edebilir, ardından açık artırmada satabilir ya da kişisel koleksiyonunuzda tutabilirsiniz. Özel boya seçenekleri sunan bir boya atölyesi ve yepyeni modeller satın alabileceğiniz tam donanımlı bir otomobil galerisi de var. İngiliz anahtarları ve yağ lekeleri etrafında şekillenen bir oyun için Car Mechanic Simulator, otomobillerin mekanik yönünü neredeyse herkesin anlayabileceği hâle getirmeyi başarıyor.
1. Firefighting Simulator: Ignite
Şu anda PlayStation Plus kütüphanesindeki en güçlü simülasyon oyunu
Firefighting Simulator: Ignite, sizi kurgusal bir Amerikan şehrinde görev yapan bir itfaiyecinin rolüne sokuyor; ekibinizle birlikte acil durum çağrılarına müdahale ediyorsunuz. Ancak bu, arcade tarzı bir deneyim olmaktan çok uzak. Yangın dinamik biçimde hareket ediyor; yayılması kullanılan malzemelere, oksijen akışına ve içinde bulunduğunuz binanın yapısına göre değişiyor. Bu nedenle her yangına nasıl müdahale ettiğiniz büyük önem taşıyor. Dumanın yayılmasını kontrol etmek için bir odayı havalandırmanız, aşırı ısınan nesneler tutuşmadan önce onları soğutmanız ya da içeride mahsur kalan birine ulaşmak için engelleri kesmeniz gerekebilir. Üstelik bütün bunlarda, ayarlanabilir su akışı seçenekleri olan hortumlardan Halligan levyesine ve yangın baltalarına kadar gerçekçi itfaiye ekipmanları kullanılıyor.
Burada en fazla dört oyuncu bir ekip oluşturabiliyor ve büyük çaplı acil durumlarda ekip üyeleri arasındaki koordinasyon hayati önem kazanıyor. Bir oyuncu kapıyı kırarken diğeri hortum hatlarını döşeyebilir, üçüncüsü ise kurtarılan sivillere dışarıdaki ambulansa kadar eşlik edebilir. Görevlerin arasında, araçları seçip bir sonraki çağrıya hazırlandığınız karargâh işlevi gören itfaiye istasyonunuza dönüyorsunuz. Ayrıca bu oyun Unreal Engine 5 ile çalışıyor; yangın ve duman simülasyonu da bu motorun sunduklarından önemli ölçüde yararlanıyor.
Sık Sorulan Sorular
Daha önce simülasyon oyunu oynamamış biriyle bu oyunları oynayabilir miyim?
Kesinlikle. Bu listedeki oyunların çoğu, yeni başlayanların zorlanmadan oynayabileceği kadar erişilebilir. ASTRONEER, mekanikleri anlaşılır ve temposu rahat olduğu için iyi bir başlangıç noktası; her şeyi hemen çözme baskısı hissetmiyorsunuz. Bus Simulator 21 Next Stop da bir eğitim bölümü ve yönetim işlerini üstlenen isteğe bağlı otomatik özelliklerle oyuna alışmanızı kolaylaştırıyor. Planet Zoo ise kısıtlamasız bir sandbox moduna sahip; böylece oyuna ilk kez başlayanlar, para veya hedefler konusunda endişelenmeden özgürce denemeler yapabiliyor.
Bu PS Plus simülasyon oyunlarından herhangi biri eşli veya çok oyunculu modu destekliyor mu?
Evet, üstelik bunlardan epeycesi destekliyor. Firefighting Simulator: Ignite, platformlar arası oyun desteğiyle en fazla dört oyuncuyu destekliyor; boş kalan oyuncu yuvaları otomatik olarak yapay zekâ tarafından dolduruluyor. Bus Simulator 21 Next Stop, en fazla dört oyuncunun aynı otobüs şirketini birlikte yönetmesine olanak tanıyor; her oyuncu aynı anda kendi aracını kullanıyor. ASTRONEER da oyuncuların istedikleri zaman oturuma katılıp ayrılabildiği dört kişilik eşli oyun sunuyor; böylece arkadaşlarınız istediğiniz an oyununuza katılabiliyor. Ancak Car Mechanic Simulator ve Planet Zoo gibi oyunlar konsolda tek oyunculu deneyimler sunuyor.
Bu listedeki hangi simülasyon oyunu en rahatlatıcı oyun deneyimini sunuyor?
ASTRONEERmuhtemelen listedeki en sakin seçenek. Yumuşak renk paleti ve düşük poligonlu sanat tarzı, oyuna daha en başından huzurlu bir hava katıyor; çatışma ya da düşman tehdidi sizi acele etmeye zorlamıyor. Planet Zoo da sandbox modunda, sınırsız kaynaklarla kendi hızınızda inşa edebildiğiniz için huzurlu bir seçenek. Öte yandan, meditatif ama belirli bir düzeni olan bir deneyim arıyorsanız, Bus Simulator 21 Next Stop oyununda yönetim özelliklerini kapatıp sakin bir şehirde stres yaşamadan güzergâhlarda araç kullanabilirsiniz.
Her oyunda gerçekçi olarak ne kadar zaman geçirebilirim?
Bu süre oyundan oyuna oldukça değişiyor. Planet Zoo ve Cities: Skylines, yaratıcı inşa seçeneklerinin neredeyse hiçbir sınırı olmadığı için kolayca yüzlerce saatinizi alabilir. Car Mechanic Simulator, hikâye görevlerine ek olarak bitmek bilmeyen bir tamir işi akışı sunuyor; bu nedenle içerik kısa sürede tükenmiyor. Firefighting Simulator: Ignite, bir kariyeri dolduracak kadar görev ve eşli modda tekrar oynama imkânı sunuyor. ASTRONEER ise baştan sona keşfedip yeniden şekillendirebileceğiniz yedi gezegene sahip; yalnızca bu gezegenler bile onlarca saatinizi alabilir. Listedeki daha kısa deneyimler bile, örneğin Bus Simulator 21 Next Stop, ilk birkaç oyun oturumunun çok ötesine uzanacak kadar çeşitlilik sunuyor.
Bu PS Plus simülasyon oyunlarından hangisi yaratıcı inşaatçılar için en iyisi?
Planet Zoo, kapsamlı yaratıcı araçlar arıyorsanız en iyi seçenek. Parça parça inşa sistemi; araziyi şekillendirmenize, yaşam alanları tasarlamanıza ve sıfırdan bütün bir hayvanat bahçesi düzeni kurmanıza, üstelik her ayrıntıyı hassas biçimde kontrol etmenize olanak tanıyor. Cities: Skylines da yollar ve imar planlarından toplu taşımaya ve altyapı hizmetlerine kadar koca bir şehir tasarlamanızı sağladığı için harika bir başka seçenek. ASTRONEER da yaratıcı yönüyle öne çıkıyor; gezegenleri baştan sona yeniden şekillendirebilir ve modüler üsleri size en uygun düzende kurabilirsiniz.
Firefighting Simulator: Ignite oyununu başka oyuncular olmadan tek başıma oynayabilir miyim?
Evet; tek oyunculu deneyim de oldukça başarılı. Yapay zekâdan oluşan ekibiniz bağımsız hareket ediyor, bu nedenle sizden sürekli komut almadan kapıları kırıyor, kurbanları arıyor ve yangınlarla mücadele ediyorlar. Durum üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmak isterseniz belirli komutlar verebilirsiniz; ancak ekip arkadaşlarınızın özerk davranışları o kadar güvenilir ki tek başınıza oynarken bütün yükü sizin taşıdığınız hissine kapılmıyorsunuz. Ayrıca bir arkadaşınız eşli modda görevin ortasında katılırsa yapay zekâ kontrolü sorunsuz biçimde ona bırakıyor.
Bu simülasyon oyunlarından bazıları daha küçük yaştaki oyuncular veya çocuklar için uygun mu?
Bunların birkaçı aile dostudur. ASTRONEERşiddet içermez ve küçük yaştaki oyuncuların genellikle hoşlandığı renkli, davetkâr bir görünüme sahiptir. Planet Zoo, hayvanların yaşam alanlarını, koruma çalışmalarını ve tür yönetimini oynanış aracılığıyla öğreterek incelikli bir eğitim sunar. Bus Simulator 21 Next Stop ve Construction Simulator da karmaşık kararlar almayı gerektirmeyen basit hedefleriyle her yaş için uygun olarak derecelendirilmiştir. Ancak Firefighting Simulator: Ignite, sivillerin mahsur kaldığı acil durum senaryoları içerdiğinden daha büyük yaştaki oyuncular için daha uygun olabilir.
Daha önce hiç simülatör oynamadıysam PS Plus’taki hangi simülasyon oyununu önce denemeliyim?
Simülatörler sizin için tamamen yeniyse ASTRONEER, keşfi basit üretim mekanikleriyle harmanladığı ve menüleri ya da yönetim katmanlarıyla sizi bunaltmadığı için başlaması en kolay oyundur. Ancak daha yapılandırılmış bir oyun denemek isterseniz Two Point Hospital, hafif mizah içeren atmosferi ve anlaşılır hedef döngüsüyle türe tamamen yeni başlayanların bile rahatça oynayabileceği bir seçenektir. Özellikle araç simülasyonlarını merak edenler içinse Bus Simulator 21 Next Stop, otomatik yönetim özellikleri etkinleştirildiğinde karmaşıklığa boğulmadan bu türe alışmak için rahat bir başlangıç sunar.











